15/11/2009 - Cân' ımı YAKTI MASALLAR

Durup dinlediğim sessizliğindi önce... İncinmiş yanlarından tanımıştım seni. İç’im yanmıştı kapının arkasına çömelip ellerini başının arasına aldığında
Sözcüklerine bağladım tebessümü Yâr... Yürünesi yollar kapanası olduğunda kanadı yitik turnalar gördüm rüyamda...
Sustu(n).... zayii oldum...
Ellerimi cebime koydum, hüzün bulaştı parmaklarıma... Poyrazın zulmune takıldı uçurtmalarım... Yüreğime takıldı ayaklarım. Düş’tüm; dizleri kanadı kısa pantolonlu çocukluğumun...
Cân’ ımı yaktı masallar...
İltica ettiği ülkeden sınırdışı edilmiş olmanın hüznü ile açtım ellerimi Yıldızların Sahibine... Bir yaş düştü iç’ime... Ardından bir kelam dilime....
La Tâknatu ... La Tâknatu minAllah...
Düş’tüm kuyuların dibine... ama hiç düşmedim zifiri karanlık ümitsizliğe Yâr ... Haydarpaşa bile grilere büründü... ben düşmedim ümitsizliğe... Mavinin yankısı vardı yüreğimde...
Malumun olsun Yâr... bir düş değdi çocuk yüreğime... Âşkı sobeliyorum iç’imde... Kafesini açtım bunca zaman korumaya çalıştığımın... "Git gayri... Ben senden geçtim" dedim.. "Git o Yârin ellerine..." Titredi küçük kuş... Çırpındı ... uçtu...
Hicreti ellerine... Aç pencereni... Sokaklar ayaz... Güneş ısıtmaz avuçların kadar... Mülteciyim...
Aç ellerini Yâr... Aç ellerini...
alıntıdır
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
30/10/2009 - GİTMEYİ BİLMİYORSAN,DENEME YAR!
 Bir gün gidersen, kapat ardında bıraktığın bütün kapıları. Kalmasın dönüsüne dair tek bir umut.
Terk edişlerin bir firari anımsatıyor. Kaçarken neleri düşürdüğünün önemi yoktur senin için. Aceleden olsa gerek, seni sen kılan bütün özelliklerini bırakıyorsun beni terk ettiğinde bomboş kalan o eve. Bu yüzdendir ki, her gidisinde biraz daha eksiliyorsun.
Çıkısında kapatmıyorsun kapıları, pencereler sonuna kadar açık kalıyor. Elim varmıyor, senin giderken kapatmadığın, gelmelerine umut bıraktığın kapıları kapatmaya. Sığınıyorum yine bekleyişlerimin ardına, gelmemeni umut ederek.
Gitmeyi bilmiyorsan, deneme yar…
Bilmez misin her gidisinin ardından dönüsünün daha da anlamsızlaştığını? Önemi yok artik ne gelişinin, ne de gidisin. Anlamıyor musun? Çıkmıyor ağzımdan o üç harfli kelime. Gelişini reddedemiyorum. Kovamıyorum seni dayandığın kapımdan. En zayıf halimde yakalıyorsun beni, en çaresiz anımdan yararlanıyorsun her seferinde. Kalmanı istediğimden değil seni kabullenişim, "git" diyemediğimden. Varmıyor dilim seni kovmaya…
Artık bırak beni yar!
Alışırım er ya da geç yokluğuna. Kur, kuramadığın cümleleri. Yak, yakamadigin resimleri. Bitir, bitiremediğin her şeyi. Ama bırak artik beni. Dönüsün olmasın bir daha, gittiğin yolların bana işaret eden levhalarını kır at hayatından.
Bensiz devam et, gel-gitler yüzünden ilerleyemediğin yoluna. Ben kalırım burada, sen devam et…
alıntı
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
11/10/2009 - BUNLAR YALAN,BUNLAR KANDIRMACA,BUNLAR UYDURMACA

Rüzgar eken fırtına biçmiyor bu bağda. Bunlar yalan... Bunlar kandırmaca... Bunlar uydurmaca... Sevgi ektim, nefret tohumları topladım diyenlere inanma! Ruhunu lanetlenmiş topraklara emanet eden, düşüncelerini şeytana satan adamdan kendine ne hayır gelir ki sana hayır gelsin? Kendine ne kadar dürüst ki, sana dürüst olsun? Ve yüreği sevgiyi ne kadar barındırıyor ki nefretin varlığını yadırgasın? Sevgisizlik, tüm damarlarına şırıngayla işlenmiş bir adamı ne kadar anlayabilir ki sevgi dolu bir yürek? Dudaklarından düşen sözcüklere ne kadar inanabilir ki? Yağmurun yağdığından, güneşin doğduğundan bile şüphe edersin ama yüreğinin her karışına nefret tohumları eken bir adamın kininden şüphe edemezsin. Dahası sorgulayamazsın bunu... O damarlarındaki kimyasal etkiyle düşüncesini savunmak için hazırda bekler her zaman... Ama yüreğiyle konuştuğunda kin kusan dudaklar hiç bir zaman gerçeği itiraf edemez.
Söyledikleri yalan... Söyledikleri kandırmaca... Söyledikleri uydurmaca..
Bu aşk yalan! Ruhum talan! Sen var olan... Ben yok olan... Varlığında yok olmak dileğiyle...
Alıntı...
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
2/10/2009 - DÜŞME SATIRLARIMA...
 Pılını pırtını toplayıp zamanın Akreple yelkovanın gözüne çarpıyorum tutam tutam yanlızlığı .. Saliseleri susturmaya yelteniyor içimdeki çocuk .. Oyuncaklarla evcilik oynamak için geç artık
Şimdi kapısı aralı cümlelerle oynuyor vurgun anlarım .. Lisanı bozuk bir masal bulanıklığında yokluğun.. Varlığını ispatlamak için ne kadar didinsen boş Sen bile kurtaramazsın artık seni ..
Silip atıyorum beynimdekileri, Fırtına yemiş yanlarımı ayakta tutuyorum Satırdan satıra çarpan kuşun kanat çırpınışlarını seyre dalıyorum..
Baharı beklerken avuçlarıma düşen sararmış yaprakları bağrıma basıyorum.. Seni yazdıkca ismimin yanına Ben siliniyorum..
Yoruldum payıma ''sen''leri üleştirmekten.. İsmin dolanmasın artık kalemime .. Düşme satırlarıma..
Çatık kaşlı bir türkü gibi silip süpürme mutluluğumu..
( Şimdi sana ilişik hayata sen harici nefesler eklemekteyim Yangın kokan gözlerinden içip kül rengi ezaları.. )
alıntı
|
|
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
23/9/2009 - GELİRSEM BİTER AŞK

Düş'tüm, dedim elinin tersinde. Hayır dedi, kesince. Düş olsan, fark etmezdim seni !
Sevgim sana güç veriyor mu, diye sordum. Başını çevirdi, yüzünde kalmamış takatle. Hayır dedi, inatla ! Öyle olsa, yıkılmazdım her 'Seni Seviyorum' deyişinde !
Özledin mi beni, dedim. Sustu ! Nefesini en derinden aldı ve, Özlenmez mi, dedi !
Git dedim ! Git ! Sen kalınca genişliyor bu dünya ve kayboluyorum uçsuz bucaksızlığında ! Hayır, dedi, sertçe! Gidersem, kahraman olurum! Kalırsam, senin!
Küserim, dedim, kırılgan çocukluğum sitemimde. Hayır, dedi gülerek.. Küsmek, susmayı göze almaktır. Ama sen korkarsın kendi sessizliğinden ve susamazsın!
Gel, dedim, o zaman! sesim fısıltı gürültüsünde. Gel.. Durdu! Hayır, dedi, GELİRSEM BİTER AŞK !!!
Kahraman TAZEOĞLU 'SusacaK VaR'
|
|
Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
''Sen Olmak Ağır İmtihan Bana...''Varlığın Yokluğum Kadar Dilimde Dua...''Yokluğun Benden İçre Varlığıma Beddua...''':
Kategoriler
Arkadaşlarım
|